|
Sayfamız resmlerden dolayı biraz yavaş açılabilir lütfen sabırlı olup bekleyelim...
KÖYÜME HASRET
Sinsin de ,tura da,cirit te gitmiş
Yeni nesil dünü bile unutmuş
Hani masal varya bir varmış,yokmuş
Çocuklara aklım sırrım ermiyor
Saytepe'ye çıktım baktım Manaöz'e
İçinde dolaşan yabancı bize
Yılkıda atları süren yok düze
Kırat ölmüş kısrak sesi gelmiyor
Çok özledim tarhanada anamı
Madımak,ıspatan,yemlik salanı
Köyüme benzetip aziz vatanı
Ah çektim,oh çektim,geri gelmiyor
Ahmet DULKADİROĞLU
KÖYÜMÜZ DULKADİRLİ
Kırşehir merkez ilçeye 45 Km. uzaklıkta şehrin kuzey kesiminde yer alan ve şehre asfalt yolla bağlı olan köyümüz Dulkadirli;den zamanla ayrılmalar olmuş, ve ayrılan köylerin başına;Dulkadirli; adı eklenmiştir. Ana köy Dulkadirli İnlimurat;tan başka Dulkadirli Karaisa, Dulkadirli Karşıyaka, Dulkadirli Yarımkale, Dulkadirli Kartalkaya ve Dulkadirli Hashüyük köyleri meydana gelmiştir.
1950;li yıllara kadar Kartalkaya ve Hashöyük yazlık olarak oturulan yerler konumunda iken, tarım ve hayvancılığın zayıflaması yüzünden yazlık olayından vazgeçilmiş, söz konusu yerler ayrı köy olmuştur.
1990 yılı nüfus sayımına göre, 580 nüfus Dulkadirli İnlimurat;ta olmak üzere altı köyde toplam 3019 kişi yaşamaktadır. 30.12.1998 tarihinde Dulkadirli İnlimurat ve Dulkadirli Karşıyaka Köyleri birleşerek Dulkadirli Belediyesi kurulmuştur. 1997 nüfus tespitinde Belediye nüfusu 2300; olup,2000 yılı nüfus sayımında da aynı sayı korunmuştur..
TARİHİ VE KÜLTÜREL VARLIKLARIMIZ
Dulkadirli İnlimurat köyünün kurucuları Dulkadiroğluları ve son Dulkadir Beyi Alaüddevle Bey tarafından 1520 yılında taştan bir camii inşa edilmiştir. Bu camii daha sonraları yaklaşık bir asır sonra köye yerleşen evlatlarından Hacı Yusuf un yeniden yaptırdığı veya tamir ettirdiği sanılmaktadır. Söz konusu cami, 1963 yılında Dulkadiroğlu Arslan Bey ve amcaoğlu Cahit Bey tarafından temelden yıktırılmış ve bugünkü cami inşa edilmiştir. Önünde iki olan mermer sütun üçe çıkarılmıştır. Klasik mimari özellik mevcut olmakla birlikte sanat kaygısı görülmemektedir. Cami girişinde ve eyvanda eski ve yeni kitabeler mevcuttur. Cami önündeki;Dulkadiroğlu Aile Mezarlığında; görülmeye değer mezar sütunları vardır.
DULKADİRLİ YER ALTI ŞEHRİ (HİTİT HAPİSHANESİ)
Cumhuriyet Döneminden önce Ağaların (Dulkadiroğlularının) tapulu mülkü olduğundan ağıl olarak kullanılmakta iken,1998 yılında tarihi eser kapsamında sit alanı içerisine alındığından kamulaştırılarak ziyaret edilebilir yer haline getirilmiştir.
Yeraltı şehri Mahallesinde bulunan yer altı şehri, kaya zemin oyulmak suretiyle kare planlı bir iç avlu ve bu avluya açılan kapı, 10 odadan meydana gelmektedir. Dışarıya açılan 14 kapısı vardır. Kapılar zamanla kapanmış, Kültür Bakanlığınca 1991 yılında 7 kapının kaba temizliği yapılmış ve bu kapılar açılmıştır. Yer altı şehrinin içerisinde tabii şeklini bozabilecek herhangi tahribat yapılmamıştır. Bu yer altı şehrinden başka aynı mahallede benzer özelliklere sahip ikinci bir yer altı şehri bulunmaktadır.
M.S. 4 - 5. Yüzyıllarda bölgede yaşayan Hıristiyanlarca meydana getirildiği sanılmaktadır. Bu yer altı şehri olmasından çok , gösterdiği plan itibarıyla bir manastır ya da konaklama yeri olması ihtimal dahilindedir.Halk, bu yer altı şehrine Bezirhane demekte (Eskiden zeyrek bitkisinden burada Beziryağı imal edilmekte olduğu ihtimal dahilindedir.)
BEZİRHANE :Yaptığımız araştırmalarda ülkemizde Dulkadirli;den başka BEZİRHANE (bezir yağı imal edilen yer) adıyla: Kırşehir/Mucur, Nevşehir/Kaymaklı-Göreme ve Avanos,Çankırı,Ankara/Gölbaşı-Şereflikoçhisar, Erzurum, Ak -saray/Ihlara ve Erzincan'da Yer altı şehirleri bulunduğu tespit edilmiştir.
Bezirhanelerde,ZEYREK bitkisinden Zeyrek yağı yapılmaktaydı.1586 yılında Kırşehir/Mucur;da ;ü taşlı olmak üzere toplam 14 bezirhane bulunmaktaydı.Her bir bezirhanede, Resm-i Bezirhane adı altında 20 akçe alınıyordu.Toplam Bezirhane vergisi ise 280 akçeydi.
1834 tarihinde Mucur;daki bezirhane sayısı;a çıkmış olup yıllık 1280 kuruş geliri vardı.
Cevat Hakkı TARIM;IN Kırşehir Tarihi isimli eserinde de Hitit Hapishanesi olarak adlandırılmaktadır ki bu isim daha mantıki görünmektedir. İkinci salonun ikinci odasında bir su kuyusu mevcuttur. Odalara açılan kapılar gayet güzel kemerlerle süslenmiştir. Odaların iç kısımlarında sanat eseri boyutunda işçilik yapılmıştır. Gördüğümüz diğer yer altı şehirlerinden daha güzel olduğu anlaşılmaktadır.
Turizme bir an önce açılması için;2001 yılında Kültür Bakanlığı,Kırşehir Valiliği ve Dulkadirli Belediyesi işbirliğiyle kapalı odalar temizlenip açılmıştır.Batı yönündeki şimdiye kadar bilinmeyen asıl giriş kapısı bulunmuş,bu kapıdan girildiğinde bütün odalar temizlenerek,aydınlatma sağlanmıştır.Kuzey yönünde alt kat tespit edilmiş ve odalar bulunmuştur.
Yoğun çalışmalar halen devam etmekte olup,odaların büyük açık salona açıldığı alan temizlendiğinde gezilip görülebilecek tarihi yerler arasında mutlaka yerini alacaktır.Kaldı ki Kapadokya Bölgesi kapsamında Ürgüp-Göreme kuzey uzantısı olarak turizme çok büyük katkıda bulunacaktır.Ulaşımı çok kolay olup Kırşehir-Yozgat Karayolunun 16 Km. kuzeyindedir.Yer altı şehri,Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluşnun 11.05.1998 tarih ve 193 sayılı kararıyla birinci derecede korunması gerekli arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.
|